Bir Kuş Uçur Yeter!

 Bu sefer ben istemedim.

Zaten istediğimde olacak bir şey değildi, anladım. Anladığım için istemedim. Dile de getirmedim, göze de. Öyle birden. Öylesine. Aslında öylece, böylece dolaylarından bıçak sırtına giden bir ayrımda duracaktı. Hiçbir yerde durmadı. Buharlaşıp, yol oldu; görünmedi, sevilmedi, istenmedi. Ait olmadığını epeydir anlıyordu. Çok söyledim ona.  “Yok, artık aklım, kalbim almıyor seni, durduğun kabahat!”dedim, dinlemedi. Kaç defa çaldı kapıyı, kaç defa içeri girdi, sayısını unuttum. Böyle böyle saymayı unuttum. Zaten zihnimin geçit ördükleriyle, gördükleri arasında dizlerimi, kollarımı kanattım. Derimde acınacak gibi bakıyorum onlara, hepsi iz, hepsi doğuştan ama…

Karar da vermedim, zarar da. Üşümüş bir bedene akan ılık bir su gibi uçuverdi. Yok, uçmadı, kaçıverdi. Kaçtığı için kalan boşluğu serinletti. Küllerinden de dirilmedi. Kül de bırakmadı. Bir tadımlık hikâyeyi küçük gagasıyla parçaladı; uzun sivri kalkanıyla. Nasıl çocuklar gibi mutlu olduğunu kime söylese, yansıdı çehresine; derinden bir yerde ondan vazgeçen ümitsizlikte.

3 Temmuz 2011, Bozcaada

http://fizy.com/#s/1ajb6w

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s