Bütün Bunlar Olabiliyor!

 

Ne saklı bir yaradılış efsanesi kaldı, ne de merakla zaman içinde bana eskiyi hatırlatacak oyunlar. Şuracıkta hepsini vazgeçerken yakaladım. Nereye attım, nerede bıraktım? Neden bu duruma üzülmüyorum; bilmiyorum. Çünkü acının tesir ettiği sadece bedenim. Ruha batalı, gönülden akalı neleri değiştirdiğini herkesin gördüğü kadar görüyorum.

Hamlet’ten daha derin bu sorulamam.( Var olmak yada olmamak) Olan oldu ve olmayan tek şey ümitsizlik! Yani insan gönlü baki acıya merhamet eden, bir benzerini  arayadursun, ne kadar mantıklı sözler, dirayetler ile hemfikir olsun gönlüne göre sevebiliyor. Sevindirebiliyor. Muhtemel hataların ızdıraplarından sıyrılabiliyor. Bundan edebiyatın diğer açtığı pencereleri kucaklayabiliyor. İnadına atladığı sevda uğruna yanı başındakinin kıymetini hep hatırlayabiliyor. İçinde bitmek bilmeyen nirvana yolunu buluyor.

İnsanoğlu acizliğini dehşet içerisinde çevresine bakıp, hayalinde tabiatın ve kendi varlığının sırlarını açacak anahtarı arayadursun, birileri de bu uykunun kabusa dönüştüğünü yorumlasın diyorum işe bunun için!

Bunu yorumlamak benim içimde yaklaşık 16 aydır hapsolup kaldı. Eteklerinde kırmızı çiçek açmış, İrlanda’nın kamuda korumalı alanlarından birinde olup bunu Samuel Beckett bir oyununda yazmış olabilir, her kitabında kendisini de karakter olarak koyan Anar’da bu bahsi açabilir, yada durun yazsa yazsa ömrü vefa etseydi Oğuz Atay, bu durumu ele alır ve benim yaşadığım dirilmelerin hepsinin gereksiz ünsiyetler toplamı olduğunu, yazı dilini bunun derdiyle aramamı söyleyecek, ardından bana:“Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma.. Boş yere mağaramdan çıkarma alışkanlıklarımı,özellikle yalnızlığa alışkanlıklarımı kaybettirme boşuna…” derdi.

Bunun için yazma sevdasının, herkesten farklı durma arzusunun, düşündüklerini üç-beş kişiden başkasına geçerken sana deli ifadesini yüzüne söylemeden hissettiren efratlarının ve tabiatına dahil olmuş insancıkların anlamayacağı bu DERT her geçen gün bir azalıp bir artarken seni kışkırtılmış bir bedenin içinde masum yaşayan serüvene hızlıca itiyor! Herkese inat bir sevdayı yıkıyor, yenisini inşa etmeye zaman veriyor. Verdiği zamanın hakkını inandırıyor. İnsan en umulmadık zamanda yazıya, bir sevdaya düşercesine sarılıyor.

Kimse anlamasa da, benim bir kimsem var dedirtebiliyor…

http://listen.grooveshark.com/#/song/All+I+Have+To+Do+Is+Dream/9125203

Reklamlar

One thought on “Bütün Bunlar Olabiliyor!

  1. Yazıyla varoluş yalın değildir, soyutlanmış değildir; genel varolagelişimizin bir bileşenidir. Yazıyla varoluşla büyük varoluşun sularına karışırız, bizim gibi varoluşlara ulaşırız, bakarız, etkileniriz. Yeniden yaşamın büyük ırmağına tazelenmiş, değişmiş ve gelişmiş olarak katılmak için.
    Elbette sancılıdır varoluş, bundan gocunmamalı.

    Anlamlı yazınız için kutlarım. Selam, saygı ve sevgiler..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s