Kalp Ağrısı

 Ah sen, yürek acısı!

Bitmek bilmeyen bir duanın, tevafuk yarası… Dinmeyen ismin, görülmeyen cismin…

Sahi nerdesin?

Şikayet ediyorum sanma, dile getiriyorum da… Ama gönle düşünce ümitsizliğe tutunuyorum…  ki bu pesimistlik ne sana ne bana reva, ki bu çaresizlik uykuda sesini duyuramamak gibi, bil istiyorum; tüm riyalara rağmen bir tarafım seni korumaktan, seni kollamaktan asla vazgeçmiyor.

İnsan düşlerinden de korkmalıymış meğerse, gerçekle hayali ayırt edemez bir hal aldığında tahribata uğramış resmini tüm sergi alanlarından muaf tutmayı beceremiyor zira. Kovalama devam ediyor, yeksan sürdürüyor dertlerin en güzeline sarılarak. Marifet vadisine ulaşacağını sanıyor.  Marifeti O’na ulaşmak olduğunu unutuyor beşer zahir. Hırpalanan öteki tarafının sarılmasını bekliyor, bekliyor ki bir tarafı onu haklı çıkarsın. Beklemelerini, küçük düşmelerini, saçmalıklarını, dinmeyen öfkesini, yenemediği içi boş gururunu, kelimelere gelişi güzel yaslanmasını, değişmesini, değiştirilmesini, susmasını, sunmasını ve daha nice belirtinin kendinde alelade vücut bulmasını birçok nedene iteklemeye çalışıyor.  Sonra belki muvafakat bir sebep bulacağını sanıyor. Bu vakit bilesiniz ki hiç de öyle kolay geçmiyor. Zamandan çaldıkları size bir tek cümle kurmayı öğretiyor o da; devrik!

Kıdemli gökyüzü taşlarına meydan okurcasına, geçen tüm üzüntülerin üstesinden gelmeye niyetleniyorsunuz. Bu denli üzülmeyi, kırılmayı hak etmediğinize birileri sizi inandırıyor. Siz kalp ağrınızın efratlarınız tarafından anlaşıldığını düşünüp, “acaba’ya” sevk ediliyorsunuz. Bir bakıyorsunuz ki “ben” sen’e doğru yol alırken “sen” biz’e doğru koşar adımlarla müzmin düşüncelerle bulanıyorsun.

Sonra önünde ilk duracağın düşünce; ötekileşmiş bir hayatın, mutluluğu resmeden çerçevesine yaldız boyayan pinokyo oluyor. Çünkü o da talihsiz bir masal kahramanı… Kimi vakit sürüklendiğin bu fenomenin neticesinin artık sana ne sağlayacağını, seni bulandığın maviden yoksun bırakıp bırakmayacağını irdelediğinde karşıdevrim tarafsızlığını hüküm sürüyor; evet ben artık geçmeliyim. Bilemedin, vazgeçmeliyim!

Tüm yaşananların yanında paradoksal durduğunun, safsata yaşamların firar eden benliğini avuttuğunu ve asla onlar gibi olmayacak bir yaşamın zeminlerini attığını sanıyorsanız, mamafih  boşalan yolların ortasındasınız ki sonuçlar bilin hepimiz için hep aynı olmuştur.

 

30/11/2009/günce

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s