YOL

hıc

 Hiçbir şey ummuyorum,

 Hiçbir şeyden korkmuyorum ; özgürüm.

“Zorba”

Nikos Kazancakis 

İçteki çözümlemelerin daha fazla yoğunlaşacağı zamanda düğümlenmelerin sizi boğumlaması da mümkün olabiliyormuş! Bu sizin birine attığınız düşünce ipliği değil hemde, kör bir iğnenin umursamadığı yarasını iyi etme uğruna saplandığı vahim bir umut! 

Beklentilerinizi azalmak bu durumda size günlük ikili sırayla alınan yüksek dozlu bir ağrı kesicinin etkisini verebilir. Ama sabah kalktığınızda, yüzünüzdeki çizgilerin kenarlarına hatıralar eklendiğine şahit oluyorsanız; maalesef bunun hiç kimsede ve hiçbir yerde merhemi yok.

Umutsuzca konuşup, şükürsüzce hareket ettiğimi düşülmesini istediğim bir derdim yok benim! Sadece sizi sürekli yoğuran, okuyup anlamadığınız paragrafları da koyun içine, geçmiş zamanda yaşanılan durumları da hepsini, birini ötekine kıskandırmadan, nispet yapmadan ekleyin; içinden çıkamadığınızda sizi yine o boşluğa sürükleyebiliyor işte! 

Sevgiliden beklenenler, efratlarından duyduklarınız, içinizde sizinle beraber nefes alan hissiyatlarla bir türlü dengeye oturamıyor… Hep daha fazlası, hep en iyisi hedefleniyor. kenarında bir kırıntının bile yer alması sizi o denli önemli üzücü birçok sebep varken alaşağı edebiliyor.

İş hayatınızda bol keseden bahşedilmiş mesleklerden birinin korumasında geçecek onurlu ve güzel bir yaşama, yetersiz bir güvenle sahip olduğunuzda bunun sizin için hezeyanla sonuçlanması da pek ala sizi yüksek kulenin o yüksek tepesinden yuvarlayabiliyor. Bu raddeye geldikten sonra umursamaz olmakla sinir uçlarını görmek arasında bir seçim yapmanız gerekiyor; nasıl olsa farklı kaldırımlar gibi gözükse de aynı yokuşun dibinde buluşuyor. 

Yalnızlık korkusuyla başa çıkan insanların artık tercih olarak gördükleri bir yaşamı ne kadar isteyip istemediğimi düşünmek için -bazılarınıza göre erken olsa da- bir seçim yapmam gerekiyor(muş) gibi hissediyorum uzun vakittir.

Yada seçme şansının ne kadar bana ait durduğunun, ben nereye kadar gidebildiğimi uçurumun bahsi açılmadan görmek istiyorum. Sürekli yol alıp bir türlü hedefine varamayan bir gemi gibi uzaktan seçilebilir olmak en büyük kabusum. Tüm mutlulukların mutsuzluğunu hissedebiliyorum, tüm ayrıntıların bütünlerini seçebiliyor. Yaptığım yanlışların, görmezliklerin, ihmalkarlıkların sebebiyetlerini kendimde bulmaya çalışırken haksızlık etmeden, acıya sarılmadan, çaresizlik hariciyecisiyle karşılaşmadan var olana aitlik istiyorum…

 

 

Reklamlar

One thought on “YOL

  1. Bir ümit solumalısın her soluğunda… sanmıyorum “Umutsuzca konuşup, şükürsüzce hareket ettiğimi” Sen! Dile! İste! Bir çığırla ümit soluyan yeni şiirler yaz! Senin için karamsar tablo çizenler gözlerini kapadığı için ancak geceyi kendi üzerine yorgan yapabilirler! Yaşa! İç ve dış dünyanın ümidinin güllerini soldurmadan, mutlu yaşamanın sırlarını yakalama adına…

    Hey hat! Bir korku tehazahürü değilmidir karanlıklar içerisinde kalana.. Hangi ruh, “ümit” in hava sahasından uzak yaşamanın tabii bir neticesi ile hedefine varabilmiş? korkuya düşme! İnsan olmayı yakalayamama her büyüğün kem talih yönlendirmesi isteğidir! Sen! Seç! Doğru olan “var olana aitlik” ise! Hâlık ile mahluk arasındaki bağdan mahrum kalma! İnsanı sev! Korkularından emin! Umduklarına nail olmak adına… İşte bu senin mahbubu olduğun sevilesi sevgilinin sırrına ulaşmada aşılası vetire!

    Selam ve hürmetler …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s