Yaz’sa!

Yaz…
Yazamıyorsan oku!
Okuyup uyuya kalıyorsan izle!
İzleyip gene yazamıyorsan düşün!
Düşündüğün beynin merkezi zirvelerinde asılı kalıyorsa, paraşüt kullanmadan atla!
Çakıldığında halen ölmemişsen şükret!
Şükrettiğin halde, yaradan seni duymuyor diye kulağına fısıldayan iblisi erbainden önce öldür!
Katilsen ki bu katiller Hallac-ı Mahsur’u darağacında sallandıran cellatla bir tutulmaz,kahraman yapar seni, sevin; içinde nefsini çoğaltan ve seni beşer kılmaya zorlayanı ipte sallandırmadan ölümüne ferman verdiğini!
Verdiğin fermanı hala okuyamıyorsan, yazdığını düşün!
Ölüm fermanı da olsa “yazdın”!
Yaz olmasına rağmen yazdın…
Kim demiş son bahar ile ilk baharın doğumudur kelimeler?!
Sen tüm iklimlere inat yazdın!
Tüm iklimlere rağmen “yaz”dı ilk vurgunun!
Şimdi okuyamıyorsan halen duymuyorsundur demek ki?
Aç sesini müziğin hem bu ses şimdi sadece bir kemanın tellerinde hayat bulsun!
Notalara dokunan elin bir yaygının dengesinde sallansın; bir o yana bir bu yana…
Duyduğun anda zaten hissedeceksin; her halükarda yaralı yada yanmış geri dönecekler sana…
Sen onları ilk defa “bulmuş” gibi sarıvereceksin…
Yaz…
Onları pişman olan gözlerle değil yeni umutlarla yaz!
Hem de bu yaz…
Bak nasıl geri dönecekler sana,bak nasıl sarılacaklar yaralarına…

Yarınlar bakınca…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s