Kendinden Korkan Beriki ile Öteki

 

Araf

Araf

 “Masal eğer yolunu yapmazsa

Gerçek aslâ giremez krallar evine…”

Herbelot

Kendinden korkan kadın. Aynadakine yabancı sureti; çehresindeki ileri geri giden çizgileri. Vakitsiz düştüğünde yara almaktan koruyamayan dirliği.

Kendinden korkan kadın  hiç aşk’ı yaşamadığını sanan, içinde sevgi tohumunu izbe bir yere hapseden -mevsimi olmayan- hiçbir iklime şart koşmayan biri. En sevdiği film uzak, bilmediği diyarlara kimseye hesap vermeden gitmeye karar vermiş, menzile, kimsesizliğe, hiçliği hesaba yatırıp paraşüt ucunda havalanan ve sonunu bilmediği bir kuram; henüz çekilmemiş vizyonda seyircisi ile buluşmamış olan. Yatağını paylaşmayı geceleri arzulayan ancak bir o kadar çaresizliğini yastık altlarına saklayamayacağının endişesini tahayyül edip, vazgeçen kadın. Birlikte alınan kararların gücünün edilgen olmayı dürttüğünü sanan, etken unsurlara bir vakit alışırsa, onsuzlukla başa çıkamayacağını hesaba katan; hemdertlerine kırılgan. Üzüntülerini ufak bir öfkenin şekil almasıyla dışarı akıtan, kırıp vurup, parçalayan, pişmanlıklarını haykıramadan yutkunan kadın. Kendi aptallıklarını çevirip yama yapan, yamalarını minik kahramanlara söktüren kadın; sevgilileri ile barışık duran.

Kendinden korkmak zorunda kalan kadın; bakımsız,şekilsiz, yapayalnız. Örselenmiş çocukluğu ile hala başa çıkamayan; sevgi arsızı sevgililerle etten kemiğe bürünen.

Ne vakit üstüne renkli bir çaput dolasa kimlerin gözünde temaşa olacağını seçemeyen, farkına varılmasından çekinen; çekinik genlerinin bastırılmışlar üstüne çıkmasına izin verm(e)yen yarım. Çemberinin yarıçapıyla kavgalı olan ve kendi kilidini “kendine” vuran  fedakar, efsunkar mısraları olan… Günün birinde ayırt edilmek derdine bürünüp oyalar  işleyen, öfkesini sunamadığı dünyasına kaygan, rengarenk ipleri ince demirlerin üstüne dolayan,batırıp çıkran güç. Çamaşırları yumuşatıcı olmadan çiçek kokusuna bürüyen, iplere asarken simetrik olsun maharetiyle düzleme karşı çıkan doğru; sonsuz olmayan ve uzayda yer kaplamayandan.

Kendinden korkan erkek;  varlığının kudretine yenik düşen, etrafa olur olmaz naralar savunan bitişiğindekine “hiç” muamelesi yapan egolara mahkum. Gömlekleri ütülü, saçları pelte incelikle ayrılmış olan, annesinin çift ütü izinden özene bezene feragat ettiği pantolonlarını, karşı tarafa “rahat” izlenimi vermek uğruna riske atıp hoplayan zıplayan serde. Bilinen makalelerin isimsiz başlıklarına hesap soran, bilmediği kelimeleri yerli yersiz cümlelere yerleştiren bilge kişilik! Babasını, çocukken annesine davrandığı uygunsuz davranışlardan dolayı hayıflamış olan, vakti gelince kendi eşgüdümüne aynı vukuları sergilemekten çekinmeyen aciz! En sevdiği film –farkına varamasa da- çocukluktan kalma aşk’ını yeni yetme sevdalara değişmeyeceğini ispat eden -savurgan hareketleri olan- maceracı bir adamın mücadelesini anlatan milyonlarca çekilmiş bantlardan herhangi biri; lakin o içindeki as olan tek kahraman…

Kendinden korkmak zorunda kalan erkek, bir vakit usulüne uygun inançlarına gözü kapalı bağlanmış sevinmiş, sevilmiş, sevgisizlikle boğuşmamış olan. Lakin zamansız yakalandığı düzene karşı gelen her  hadiseye boğuk öfkelerle ince eklemeler yapan çekimser.

“Bağlanma Korkusu” adı altında yaşamış olduğu darbeleri tek deyim altına biriktiren,bundan sonra gelen tüm iklimlere bin tutam şüphe katan sergüzeşt. Sevilmeyi gizlice arzulayan, sevgiliye de bunun bitişiğinde acı çektiren megolaman. Yaşamında onu hezeyana uğratan darbeleri bir defa daha gelmemesi için kendine çitler ördüğünü sanan, vaktiyle o perdenin asılsız kahramanı olacağından bihaber olan yalan! Kendinden korkan adam sevgiye, sevilmeye sevmeye muhtaç olacağını bir türlü kabul etmeyen bir adam. Kelimelerin yetersiz kalacağı günleri hesap etmeyen, harekete bir türlü geçmeyecek olan ise zaman!

Kendinden korkan erkek ve kadının azınlıkta kalan ihtimallerle birleşmesiyle ortaya çıkan durum,birlikte olmaya çabalayan ama “bir” olamayan gerçek üstü bir riya! Bu öyle bir denge ki hiçbir noksan bir diğerini kabul etmiyor. İki tarafta kendi görüşlerini birbirine kabul ettirmek uğruna er meydanına çıkacakmışçasına düelloya tutuveriyor. Seyircileri iki kanepe bir tv sehpası bir de tüm gün açık olan dizüstü bilgisayarları… Betonları aşan sesler, camekanı kaplayan perdeden yansıyanı gizlemeye çalışan renkli abajur ışığı, birde alüminyum kaplama demlikte demlenmeyi bekleyen kuru siyah çay tozları… Biri diğerine söylediği kelimeler ile çıngıraklarını tutan, diğeri öfkesiyle paslı bir çan sesiyle haykıran.

Kendinden korkan erkek ve kadın, yalnızlığı arzularken yalnız kalmak endişesiyle ütüyü fişte unutan. Okuduğu kitapların altını çizerken ya “beriki” görürse derdine girip tutunduğu kelimelerden kopan. Birbirlerine dokunurken hissi basamakları çifter çifter çıkan. Korkuları ile ne vakit yüzleşecek olduklarında sinyalleri aldıklarında “beriki” kapıyı tersten hızlıca “diğeri” usulca kapayan. Hemdertlerine inmeden soluk soluğa kalan. 

Kendinden korkan adam ve kadının ironi dolu hayatlarında gerçek olduğunu idrak ettikleri vakit geç olduğunu fark ettikleri çocuklarıdır, ardına bakmadan üstüne övgüler yağdıran. En iyisini sunmak pahasına ezilmiş düşüncelerini etrafıca büzen, o büzgülerden bütün maharetleriyle pamuk ipliğini tutan bağlar ören, örükler yapan. O örüklere gelecek günler rengarenk çabuklar bağlayan. Birinin örselenmiş çocukluğu, diğerinin mükemmeliyetçiliğidir arafta kalmış bir çocuk olmaya onu zorlayan.

Kendinden korkan adam ve kadının dünyaya leylekler yardımıyla gelen çocuklarının adı “beriki ile öteki” arasına sıkışmış “ortadaki’dir” biraz. Ortada olunca bir çok ismi olur, birçok isim ona ait gibi durur. O kulağına hangi sesin daha yakından geldiğini arayıp dururken, kendisine “benlik” sağlayacak ailesinin sözlerini duyar,duyduklarını saklar, sakladıklarını çıkarır,çıkardıklarını koyar bir yerlere…

Ta ki o yerlerden biri ;

“Yerimiz dolu,maalesef sizi alacak bir sığınak bulamadık” dedikleri güne kadar.

http://www.onedergi.com/one/index.php/yazarlar/100-arzu-sevinc-tum-yazilari/651-ilk-yazi-ilk-soz

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s