Gül Bahçesi

gül bahçesi

gül bahçesi

Bu kesik nevh nedir, h meâlin mi senin?
Nefesin mi, ya sesin mi, ya cemâlin mi senin?
İnleten nyi firâkın mı, vislin mi senin?
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!
 

Bir “Ney” sesi… “Uzun ve Hüzün.” 

Tüm enstrümanları yalanlıyor kulağım O’nu dinleyince, onu üfleyenin nefesi doluyor ciğerlerime, çekiyorum içime üçer, beşer, az az, ama dolduruyorum. İsmi: “Gül Bahçesi”  

“Nerdeydin?” diyorum. Dudaklarına değdiğimde “korktun” diyor. İnkâr ediyorum. “Korkulur mu senden, sen ki huzurun yolunun ezgisi, hüznün tam ortasısın, hüzünden hiç korkulur mu?”

Anlatıyor derdinden bir yol, ağlıyoruz ikimizde; onda usulü feryat bende nağme. 

“Kamışlıktan kestiler de beni…” diye anlatmaya başlıyor hikâyesini.  

Sağımda beliren Hallâc-ı Mansûr  “Derdinde Sonsuzluğu ara” diyor. Ağlıyorum. Sol da Zümrüanka, kafdağından geliyor konuyor avuçlarıma. Avuçlarım terliyor; uçup gidiyor. Ağlıyoruz. İçimiz kor, içimiz alev. Karşımda Zerdüşt. “Sen Zerdüşt’sün!” diyorum; yanardağın başında bekleyen! Yüreğimin yağmurlu bir iğne dalı gibi nasıl titrediğini anlatıyorum. “Korkuyordum ama şimdi…” diyorum. Susuyor Zerdüşt. Susuyoruz. “Marifet Vadisi’ni” anlatıyor. Ağlıyorum. Kamışlıktan koparıla ney gibi dinlenmek ve huzur bulmak istiyorum.  

Ney üflemiyor. Susuyor etraf, ayrılıyor dostlar birer birer… Yine üfle diyorum. Yine üfle… Yine… Üfle…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s