Kar -i- ye!

kariye1

lışmamalıyız şimdi bu duruma. Yani birbirimize… Hem nasıl olsa kopacak bir yerden evlerin çatıları. Üstüne yağacak kar, yağmur. İşleyecek kolonlara ayaz. Savruluruz, mevsim Kasım. Hem marifeti boynumdaki şal rengi gibi tutmuyor yas’ın. Hani bu geçmiş zaman efsanesinin bize öğrettikleri ile bantlamıyoruz da yaralarımızı. Değişime de ayak uyduramıyoruz.
Geçen yıl Fahriye ablanın Aralıkta ek diye verdiği lale soğanlarını bile unutur olduk. Aralıktan sonra eksen de tutmuyor diyordu ya; açmıyor, tanımıyor geç kalan toprağı. Biz de geç kaldık sayalım, beriki hayata tecelli eden hatıralarımızı. Diğer sene de denemeyelim, unutalım birbirimizi. Yani, ben seni…
Üst sokağın başında yakaladın kolumdan. Saçlarımdan çekercesine sürüklendim sandım önüne. Bakmadın yüzüme, cana geldi tüm katran; attı önüme seni. Pek sevmediğini söyler gibi oldun. “Kasım mı?” dedim Cevap vermedin. “İstanbul mu?” dedim. “Hayır” der gibi başını bir oyana, bir bu yana salladın. Sesimde yalancı bir lügatin verdiği ton ile;  Yüzüm mü? dedim,“Ben” dedin; “Ben, kendimi sevmiyorum.”
Balat’ın kokusu, gömleğinin üst ve tek cebinden gelen mentollü sakızın ile karışmış, caddenin “Remzi Usta’nın” berberiyle kesişen sokağında ferahlatan bozyel gibi girdi. Elimde sapları turuncu torbasından düşmekle yer almak arasında kalmış sarı limonlar, maydanozlar ile birleşen renk curcunası var.
Yahudi Fahriye ablanın dilinde kalmış bir cümledir, benimse kulağımı dolduran “ Çok severdik bordo şapkasıyla Kariye’ye çıkan âşıkları.” Remzi amca, Fahriye olmadan evlenmemiş Anna ile “Müslüman” olmadan da. “Anna ile Remzi” olur muydu ki hiç, Remzi ile Fahriye, elbette! Ama ben usulca sesleniyorum, her Kasım ona “Anna” diye. Sanki geçmişine, soğuk füzyon ile geçiş yapmış gibi. Kariye’de dua ederken gülümsemiş; dudağında hareketsiz buselerle berber Remzi Beye. Remzi bey, ketumluğundan firar edercesine bakmış Anna’nın yüreğine.  İlkin İri göğüslerinden kapanmayan montunun düğmesini iliklemeye çalışmış Anna, sonra ilişmemiş soğuk işlemeye başlamış içine. Lakin kızarmış; yüzünden çıkmayan alevler sarmış parmak uçlarına kadar, ilkin küçük İsa kucağında Meryem Ana seslenmiş “ Aşk, beyinden önce vücuduna girdi. Sakın şaşma bu duruma! diye.  Renkli evlerin olduğu bir mahalle bizim ki; şu fiyaka arabaların geceleri kol gezdiği, polislerin sileni açmadan aradıklarından. Pencereden baktığında tanımadığın yüzlerin, sabah mutfağında ki ekmeği bölenlerden olduğu ve kitapların ısınmak için yakıldığı bir muhit. Sakın kınamayın! Zira görülenden icazettir. Belki 68 ve 80 kuşaklıların çokluğu, belki fakirin tokluğundandır. Belki lalelerin yanlış mevsimde ekilmesi, soğanını saramamasındandır ya da pencere önü çiçeğinin kendini çabuk bırakmasından. Çikolata ile kandırabileceğiniz çocukların çokluğu da olabilir ve yahut demlikteki çayın hoşluğu. Hepsi iç iç içedir, bizim gibi…
Kim bilir, birçoğunun en önemli yanı da “Kasım’da” oluşudur. Atkıların yerini almadan şalların boyunlara girdiği, soğuğun iliklerine girmeden oyuklarında yer bulduğu yerdir Kasım. İlk aşkların şiddetle hatırlandığı, unutmayı gece yatağında Allah’a dua eden küçük bir kız gibi masum ama günahkârca isteyen, yaşamayı yaşlandıkça ölüme olan korkunun metaneti yok ettiği gibi görenlerin ilk cama çıkışlarıdır Kasım.
Kasım, belki de sana âşık olduğum aydır!
Bundandır her Kasım seviyordum seni, sen kendini sevmezken de seviyordum. Değiştirirken geçmişimizi, yine seviyordum seni. Tüm deliliklerine ve fütursuzca geçmişine rağmen kabul ediyordum. Lakin bir türlü kanamadık birbirimize. Yanlıştı. Yanlış olan umutsuzca beklemekti senin gözünde. Umut bulmaya çabalayan ben, sesim çıkmadan yere bakarak ağlardım derdime. Sen görmezdin; ne ağlayanı ne ağlatanı! Kasım da yağdırmazdı yağmurlarını hep Ekim’e verirdi gözyaşlarını.
Kariye’de kalan aşıkların, ertelenmiş ekilen lalelerin yeridir Kasım… Yanlış zamana,yanlış diye adlanan günahların, sevdiğimizi susarak anlaştığımız yerdir Kasım…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s